Gözünü açar açmaz bildirimleri kontrol etmek, modern insanın en masum gibi görünen ancak beyne en fazla zarar veren alışkanlıklarından biri haline geldi. Uzmanlar, sabahın ilk dakikalarında maruz kalınan o “dijital dopamin saldırısının”, beynin sağlıklı dalga geçişlerini sekteye uğratarak gün boyunca devam edebilen bir “zihin sisi” oluşturduğunu vurguluyor…
Uyku ile uyanıklık arasındaki o özel geçiş evresi, beynin en üretken olduğu “Theta” dalga frekansında yaşanır. Ancak uyanır uyanmaz telefona bakmak, zihni bu sakin geçiş durumundan çıkararak bir anda en yüksek uyarılma seviyesi olan “Yüksek Beta” dalga durumuna doğru hızla yükseltir.

Uzmanlara göre bu durum, zihnin sabahın ilk saatlerinde “savaş ya da kaç” tepkisini devreye sokmasına ve kortizol (stres hormonu) seviyesinin en üst düzeye çıkmasına yol açar.
ODAKLANMA PERFORMANSINDA DİKKAT ÇEKEN GERİLEME
Tam olarak uyanmamış bir zihne başkalarının yaşamlarına dair içerikleri, e-postaları veya haber akışını yoğun şekilde yüklemek, günün ilerleyen saatlerindeki odaklanma kapasitesini yaklaşık %30 oranında düşürüyor. Uzmanlar, uyanıştan sonraki ilk 1 saatlik sürenin kesinlikle “ekransız bölge” olarak tanımlanmasını güçlü bir şekilde tavsiye ediyor.

Bu zaman aralığında yalnızca dış dünyayla değil, kişinin kendi iç sesiyle de baş başa kalması; hem yaratıcılık düzeyini yükseltiyor hem de anksiyete seviyesini belirgin biçimde azaltıyor.
Kaynak ve Görsel: https://www.cumhuriyet.com.tr/yasam/bu-aliskanlik-gun-icinde-odaklanmayi-zorlastiriyor-2496111
Düzenleme Tarihi: 17.04.2026 21:45





