Yeni bir araştırma, artan sıcaklıkların polen mevsimini uzattığını ve alerji semptomlarının 1990’lara kıyasla iki hafta daha uzun sürdüğünü ortaya koydu.
2026 tarihli Lancet Countdown Avrupa raporuna göre, 2015-2024 yılları arasında polen sezonu, 1991-2000 dönemine kıyasla kıta genelinde 1 ila 2 hafta daha erken başlıyor.
Ağaç, çimen ve yabani otların polen yaydığı dönem artık daha geniş bir zaman dilimine yayılmış durumda; sezon genellikle mart sonlarında başlayıp eylül ayına kadar sürüyor. Bunun temel nedeni, bitkilerin daha sıcak hava koşullarına uyum sağlayarak daha erken çiçek açması.
Bu yıl da ilkbahar oldukça sıcak başladı. Nisan ayı, son 80 yılın en sıcak başlangıçlarından birini yaşadı ve bu durum polen üretimi ile yayılımını artıran uygun bir ortam oluşturdu. Araştırmalara göre özellikle huş ve kızılağaç gibi türlerde polen miktarı dikkat çekici şekilde yükseldi.
Alerji belirtileri ise en çok sıcak, nemli ve rüzgarlı havalarda şiddetleniyor. Bu tür hava koşulları, polenlerin havadaki yoğunluğunu artırarak semptomların daha belirgin hale gelmesine yol açıyor.
Avrupa’da İstilacı Bitkiler Alerji Vakalarını Artırıyor
Avrupa genelinde saman nezlesinin daha şiddetli görülmesinde istilacı bitki türlerinin etkisi giderek artıyor. Kuzey Amerika kökenli olan ve son yıllarda kıtada hızla yayılan ambrosia (ragweed) bitkisi, özellikle polen alerjisi olan kişilerde şikâyetlerin artmasına neden oluyor.
Diğer yandan Allergy UK, sağlık sisteminin bu yükselişe yeterince hazırlıklı olmadığını vurguluyor. Kuruluşa göre Ulusal Sağlık Servisi (NHS), alerjiyle mücadelede ciddi kaynak sıkıntısı yaşıyor. Ayrıca yeni göreve başlayan birçok pratisyen hekimin alerji tedavisi konusunda yeterli eğitimden geçmediği belirtiliyor.
İklim Değişikliği Alerji Sürelerini Uzatıyor, Sağlık Risklerini Artırıyor
İklim krizinin derinleşmesi, polen sezonlarının süresini belirgin şekilde uzatıyor. 2022 yılında yapılan bir araştırmaya göre, ülkeler iklim değişikliğini yavaşlatmak için yeterli adım atmazsa polen mevsimi yaklaşık 40 gün daha erken başlayıp 15 gün daha geç sona erebilir. Bu durum, alerji hastalarının neredeyse iki ay daha uzun süre semptomlarla karşı karşıya kalması anlamına geliyor.
The Lancet tarafından yayımlanan bir rapor ise iklim değişikliğinin Avrupa’da yalnızca alerjileri değil, bulaşıcı hastalıkları da artırdığını ortaya koyuyor. 1980’lerden bu yana dang humması salgını riski yüzde 297 oranında yükseldi. Bu artışın temel nedeni, yükselen sıcaklıklarla birlikte hastalık taşıyan sivrisineklerin daha geniş alanlara yayılması.
Bunun yanı sıra, 1990’lardan itibaren Avrupa’da sıcak hava dalgalarına yönelik uyarılar yüzde 318 oranında arttı. Sadece 2024 yılında yaklaşık 62 bin ölümün sıcak hava ile bağlantılı olduğu bildirildi.
“İklim Krizinin Sağlık Üzerindeki Etkileri Müdahaleleri Geride Bırakıyor”
Heidelberg University bünyesinden Prof. Joacim Rocklöv, Avrupa’da iklim değişikliğinin sağlık üzerindeki etkilerinin, alınan önlemlerden daha hızlı arttığını belirtiyor.
Rocklöv’e göre yükselen sıcaklıklar, hava kalitesindeki bozulma, bulaşıcı hastalık riskindeki artış ve gıda güvenliğine yönelik tehditler halihazırda milyonlarca insanı etkiliyor. Ayrıca bugün alınacak kararların, bu etkilerin daha da kötüleşip kötüleşmeyeceğini ya da toplumların daha güvenli ve dayanıklı bir geleceğe yönelip yönelmeyeceğini belirleyeceğini vurguluyor.
Kaynak Ve Görsel:https://gazeteoksijen.com/saglik/nedeni-iklim-krizi-bahar-alerjileri-artik-iki-hafta-daha-uzun-suruyor-273052
Düzenleme Tarihi:22.04.2026 15:04




