Yaş ilerledikçe sağlıkla ilgili kaygılar da artar. Pek çok kişi için ise en büyük korkulardan biri hafızasını kaybetmek ve günlük yaşamda başkalarına bağımlı hale gelmektir.
The Huffington Post’ta yer alan habere göre, Philadelphia’daki Jefferson Health’te görev yapan geriatri psikiyatristi Dr. James Ellison, yaşlı bireylerin en büyük endişelerinden birinin hafızalarını yitirmek ve çevresindeki insanlara yük olmak olduğunu söylüyor.
Birçok kişinin korktuğu bu hafıza kaybı durumu ise demans olarak adlandırılıyor. Kaliforniya’daki NIH Stanford Alzheimer Hastalığı Araştırma Merkezi’nin direktörü Dr. Victor Henderson’a göre demans; günlük yaşamı etkileyecek düzeyde zihinsel ve bilişsel işlevlerin bozulmasına yol açan hastalıkları kapsayan genel bir terim.
Demans, kişinin adresini unutmasına, yaptığı bir işi neden yaptığını hatırlayamamasına ya da daha önce düzenli şekilde ödediği faturaları artık ödeyememesine neden olabiliyor. Bazı kişilerde genetik yatkınlık bulunurken, yaşam tarzına bağlı bazı alışkanlıkların da riski artırabileceği düşünülüyor.
Henderson, demans gelişimiyle ilişkili birçok yaşam tarzı faktörü bulunduğunu ancak bunların çoğunun henüz randomize klinik çalışmalarla yeterince araştırılmadığını belirtiyor. Bu nedenle söz konusu önerilerin demansı kesin olarak önlediği söylenemese de genel sağlık açısından faydalı olabileceği ifade ediliyor.
Uzmanlara Göre Demans Riskini Artırabilecek 8 Alışkanlık Şöyle Sıralanıyor:
1. Sağlıklı Beslenmeyi İhmal Etmek
George Washington Üniversitesi Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Geriatri ve Palyatif Tıp Bölümü Direktörü Christina Prather, demansı önlemeye yönelik önerilerin büyük bölümünün kalp sağlığını korumaya yönelik tavsiyelerle benzer olduğunu belirtiyor.
Massachusetts General Hospital bünyesindeki McCance Beyin Sağlığı Merkezi Direktörü Rudy Tanzi de kalp için faydalı olan birçok alışkanlığın beyin sağlığına da olumlu katkı sağladığını vurguluyor.
Uzmanlara göre sağlıklı yağlar, yağsız protein kaynakları, tam tahıllar, sebze ve meyveler açısından zengin olan Akdeniz diyeti hem kalp hem de beyin sağlığı için önerilen beslenme biçimleri arasında yer alıyor. Prather ayrıca tam tahıllar, baklagiller, böğürtlen gibi meyveler, yeşil yapraklı sebzeler, balık ve zeytinyağı içeren MIND diyetinin de beyin sağlığı açısından fayda sağlayabileceğini ifade ediyor. Bitki ağırlıklı beslenme modeli de önerilen seçenekler arasında bulunuyor.
2. Kronik Hastalıkları İhmal Etmek
The Huffington Post’ta yer alan habere göre Prather, mevcut sağlık sorunlarının kontrol altına alınmamasının demans riskini artırabileceğini söylüyor. Özellikle diyabet, yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol gibi rahatsızlıkların demans açısından önemli risk faktörleri arasında bulunduğu belirtiliyor.
Bu hastalıkların etkili şekilde yönetilmesi, ilerleyen yaşlarda bilişsel gerileme riskini azaltmanın önemli yollarından biri olarak görülüyor.
James Ellison ise özellikle Atriyal fibrilasyon, yüksek tansiyon ve Hiperlipidemi gibi damar sağlığını etkileyen durumların kontrol altında tutulmasının, beynin yeterli kan ve oksijen almasına yardımcı olduğunu ifade ediyor.
Bu durum, özellikle beynin kan akışının azalmasıyla ortaya çıkan Vasküler demans riskinin azaltılması açısından önem taşıyor. Vasküler demans, en yaygın demans türlerinden biri olarak kabul ediliyor.
3. Uyku Düzenine Yeterince Önem Vermemek
Ellison, kaliteli ve yeterli uykunun beyin sağlığı açısından kritik olduğunu belirtiyor. Uzmanlara göre derin uyku sırasında beyin kendini yeniliyor ve Alzheimer hastalığı ile ilişkilendirilen toksik bir protein olan beta-amiloidin seviyesi azalabiliyor.
Prather ise uyku kalitesini bozan rahatsızlıkların da tedavi edilmesi gerektiğini söylüyor. Özellikle ileri yaş grubunda teşhis edilmemiş Uyku apnesi oldukça yaygın görülüyor.
Uyku apnesi düşük kaliteli uykuya yol açarken, bazı uyku ilaçlarının kullanımı da uyku düzenini olumsuz etkileyebiliyor. Uzmanlara göre düzenli ve kaliteli uyku, hafızanın güçlenmesi ve bilişsel işlevlerin sağlıklı şekilde sürdürülmesi açısından büyük önem taşıyor.
4. Yalnız Kalmak Ve Sosyal Bağları Zayıflatmak
Christina Prather, güçlü sosyal ilişkilerin korunmasının beyin sağlığı için önemli olduğunu vurguluyor. Uzmanlara göre yalnızlık, depresyon ve sosyal izolasyon hem zihinsel hem de fiziksel sağlık üzerinde olumsuz etkiler yaratabiliyor.
The Huffington Post’ta yer alan bilgilere göre sosyal izolasyon yalnızca bilişsel işlevleri değil, aynı zamanda yaşam süresini de etkileyebiliyor.
James Ellison ise özellikle ileri yaş grubunda yalnızlığın ciddi bir sorun haline geldiğini belirtiyor. Ellison’a göre yalnızlığın ölüm riski üzerindeki etkisi, orta düzeyde sigara kullanımının yarattığı riskle benzer seviyelerde olabiliyor.
Aile üyeleriyle ve arkadaşlarla iletişimde kalmak, sohbetlere katılmak ve sosyal etkinliklere dahil olmak zihinsel olarak aktif kalmayı destekleyen önemli faktörler arasında görülüyor.
5. Fazla Alkol Tüketimi
Araştırmalar, aşırı alkol kullanımının sağlık üzerinde birçok olumsuz sonuç doğurabileceğini ortaya koyuyor. Alkol; karaciğer hasarı, bazı kanser türlerinde artan risk ve beyin fonksiyonlarında bozulma gibi sorunlarla ilişkilendiriliyor.
Christina Prather, hafıza veya bilişsel işlevlerle ilgili sorun yaşayan kişilere genellikle ilk olarak alkol tüketimini azaltmalarının önerildiğini söylüyor.
Uzmanlara göre alkol aynı zamanda uyku düzenini bozabiliyor. Ayrıca yaş ilerledikçe karaciğerin alkolü metabolize etme kapasitesi de azalabiliyor.
Bu nedenle 65 yaşın üzerindeki kişiler için günde bir standart içkiden ve haftada yedi içkiden fazla tüketim önerilmiyor. Centers for Disease Control and Prevention ise erkekler için günlük en fazla iki, kadınlar için ise bir içki sınırı tavsiye ediyor.
6. Hareketsiz Bir Yaşam Tarzı Benimsemek
James Ellison, düzenli fiziksel aktivitenin beyin sağlığını korumada önemli rol oynadığını belirtiyor. Uzmanlara göre aktif bir yaşam tarzı sadece spor yapmayı değil, günlük hayatta hareketli olmayı da kapsıyor.
Yürüyerek ulaşım sağlamak, bisiklete binmek veya planlı spor aktiviteleri yapmak bu hareketli yaşam biçiminin bir parçası olarak görülüyor.
Uzmanlar, yaşlı bireylerin haftada beş gün ve günde yaklaşık 30 dakika aerobik egzersiz yapmasını öneriyor. Ancak araştırmalar, 75 yaş üzerindeki kişilerin yalnızca yaklaşık yüzde 10’unun bu seviyede fiziksel aktivite gerçekleştirdiğini gösteriyor.
Egzersiz kalp ve damar sistemini desteklediği için dolaylı olarak beynin sağlıklı çalışmasına da katkı sağlıyor.
7. Bisiklet Sürerken Baş Koruması Kullanmamak
Victor Henderson, bisiklet kullanırken kask takmanın basit ama önemli bir koruma yöntemi olduğunu vurguluyor.
Uzmanlara göre yapılan birçok gözlemsel araştırma, kafa travmaları ile Demans gelişimi arasında bir bağlantı olabileceğini gösteriyor.
Bu ilişkinin toplum genelinde büyük bir etki yaratmayabileceği düşünülse de, bireysel düzeyde kafa yaralanmaları ilerleyen yıllarda önemli bir risk faktörü oluşturabiliyor. Bu nedenle özellikle bisiklet gibi aktivitelerde başın korunması öneriliyor.
8. Depresyon Belirtilerini Ciddiye Almamak
James Ellison, ruh sağlığının bilişsel sağlıkla yakından bağlantılı olduğunu belirtiyor.
İleri yaşlarda ağır depresyon daha seyrek görülse de hem ciddi depresyon hem de hafif düzeyde depresif belirtiler kişinin günlük alışkanlıklarını olumsuz etkileyebiliyor. Sosyal ilişkilerden uzaklaşma, egzersiz yapmama, öz bakımı ihmal etme ve sağlıksız beslenme gibi durumlar da dolaylı olarak bilişsel sağlığı zayıflatabiliyor.
Bu nedenle depresyonun erken dönemde fark edilip tedavi edilmesinin bilişsel yaşlanma üzerinde olumlu etkiler sağlayabileceği ifade ediliyor.
Demans Riskinde Bazı Yaş Gruplarında Düşüş Görülüyor
Uzmanlara göre dünya genelinde Demans ile yaşayan kişi sayısı giderek artıyor. Bunun en önemli nedenlerinden biri insanların ortalama yaşam süresinin uzaması. Çünkü demans vakalarının büyük bölümü ileri yaşlarda ortaya çıkıyor.
Bununla birlikte araştırmalar, belirli bir yaş grubunda demans gelişme olasılığının geçmiş yıllara kıyasla bir miktar azaldığını da gösteriyor. Bu durumun özellikle kalp ve damar sağlığı alanındaki gelişmelerle bağlantılı olabileceği düşünülüyor.
The Huffington Post’un aktardığı bilgilere göre, Alzheimer hastalığı için hastalığın ilerleyişini değiştirebilen ve U.S. Food and Drug Administration tarafından onaylanmış bazı tedaviler de bulunuyor. Uzmanlar bu tedavilere erken dönemde başlanmasının önemli olduğunu vurguluyor.
Uzmanlar ayrıca sık sık eşyaları kaybetme, günlük yaşamı etkileyen hafıza sorunları ya da problem çözmede zorlanma gibi bilişsel değişiklikler fark edildiğinde bir doktora başvurulması gerektiğini belirtiyor.
Demans birçok kişi için korku yaratan bir hastalık olarak görülse de, yaşam tarzında yapılacak bazı değişikliklerin genel sağlık üzerinde olumlu etkiler sağlayabileceği ifade ediliyor. Bununla birlikte genetik yatkınlık veya değiştirilemeyen risk faktörleri nedeniyle bazı kişilerin demans geliştirebileceği ve bunun bireysel bir başarısızlık olarak değerlendirilmemesi gerektiği de hatırlatılıyor.
Kaynak Ve Görsel:https://gazeteoksijen.com/saglik/uzmanlar-uyardi-demans-riskini-artirabilecek-8-gunluk-aliskanlik-268036
Düzenleme Tarihi:8.03.2026 15:50





